A Cruel Attendance (Kmovie)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

A Cruel Attendance (Kmovie)

Mesaj tarafından dek_ort Bir Ptsi Ocak 26, 2009 2:05 am



The story seems familiar. The average salaryman loses money and resorts to borrowing from loan sharks; then the crazy interest and threats to his life push him to crime, in this case kidnapping. The twist? There are two kidnappers, Dong Cheol and Min Ho, who just so happen to choose the same target at the same time. Forced to become partners, the bumbling pair encounter yet more problems when the victim’s father doesn’t pick up the phone. After 108 unanswered calls, they have little choice but to give up. For their second try, they ambitiously decide to kidnap Tae Hee, the daughter of a rich family. But this time it seems like their target is trying to get kidnapped on purpose…

Cast:
Kim Su-ro - Dong Cheol
Lee Seon-gyun - Min Ho
Kang Kyeong-heon
Kim Byeong-ok
Kim Eung-su - Tae-hee
avatar
dek_ort

Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 32
Nerden : Kocaeli
Kayıt tarihi : 25/01/09

Kullanıcı profilini gör http://ofori.wordpress.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: A Cruel Attendance (Kmovie)

Mesaj tarafından dek_ort Bir Ptsi Ocak 26, 2009 2:06 am

A Cruel Attendance; komedi filmi gibi bir izlenim sunsa da başlangıçta, filmde genel hava biraz daha ciddiyet lütfen diyor ve izleyene bunu hissettiriyor.Bir kere, diğer çoğu filmin aksine bitiş sahnesiyle birlikte insanı ne denli etkileyebildiğini hissettiriyor; “ben farklı bir yapımım” diyerek noktayı basıyor oraya..Hikayesi, filmin konusunu anlatınca eğlenceli ve bir o kadar da merak uyandırıcı..

Bir şekilde borçlanmış ve her ayın belirli bir günü saat 16.30’u geçmeden ödeme yapmak zorunda kalan bir adamın hikayesiyle başlıyoruz.Adamın işi yok, artık ipoteğe bırakabileceği bir mülkü yok, ama içinde bulundukları zor durumdan ne karısına ne de kızına bahsedebiliyor, her şeyi tek başına halletmeye çalışıyor.Her ay para yetiştirmeye çalışırken teslimat gününde karşılaştığı, kendisi gibi bahtsız bir gençle de arkadaş olmak zorunda kalıyor böylece.Onun da bizimkinden bir farkı yok; borçları ödemek için patronunun kasasını soyuyor, olmadı mücevher çalıyor ve bir şekilde parayı denkleştirmeye çalışıyor..

Bir teslimat günü bu ikili diğer ay ne yapacaklarını düşünürlerken genç olan sokakta gördüğü küçük bir kızı kucaklıyor ve arabaya atlayıp onu kaçırıyor. Bu ikili ne yapacaklarını bilemeden birden çocuk kaçıran fidyeciler oluyorlar. Ancak kızın ailesini tam 108 defa aradıktan sonra, bakıyorlar telefonu açan yok, ateşlenen kızı hastaneye bırakıp kaçıyorlar. Sonrasında daha esaslı bir plan yaparak başka zengin bir liseli kızı kaçıyorlar ancak tam kızı bağladıkları sırada bizim baş rol adama bir telefon geliyor. Telefondaki adam, “senin kızını kaçırdım, kendinde bir fidyeci olduğun için polisi arayamazsın, onun için işini doğru dürüst yap ve kaçırdığın kız için alacağın fidyeyi bana getir ki bende kızını sağlam bir şekilde sana teslim edeyim..”

Film, tahmin edilir ki bu noktadan sonra bütün heyecanını ortaya koyuyor.Bizim acemi fidyeci kaçırdığı kız için fidye alabilecek mi, kendi kızını kurtarabilecek mi; ve en önemli soru bu adamın kızını kim kaçırdı ve onun nasıl başka birini kaçırdığından haberdar olabiliyor.Çok iyi bir kurgusu var diyebilirim; filmin sonunda kafanızda hiçbir soru işareti kalmıyor; ve öyle ki hiçbir kızgınlıkta..Argo konuşarak ifade edelim; “sıkı” bir film; izlerken insanı gerilimden hasta da etmiyor, rahatça içte o büyük merakla izletiyor ve finale ulaşıyor.Anlatılmaz izlenir işte denilen bir film..
avatar
dek_ort

Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 32
Nerden : Kocaeli
Kayıt tarihi : 25/01/09

Kullanıcı profilini gör http://ofori.wordpress.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz