Asatte no Houkou ( A Direction of the Day After Tomorrow)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Asatte no Houkou ( A Direction of the Day After Tomorrow)

Mesaj tarafından dek_ort Bir Paz Ocak 25, 2009 7:25 pm



Yönetmen: Katsushi SAKURABI
Senaryo: Seishi MINAKAMI, Tatsuhiko URAHATA
Animasyon: Shinya HASEGAWA
Müzik: Shinkichi MITSUMUNE
Dizayn: Ikuko ITO
Orjinal Eser: J-ta YAMADA

Tanıtım:

Anime, J-ta Yamada'nın Blade Comics'de yayınlanan mangasından uyarlanmıştır.

Bir ilkokul öğrencisi olan Karada, anne ve babasını bir araba kazasında kaybeder. Abisi ile birlikte yaşamaya başlar ama abisine yük olmamak için bir an önce büyümeyi diler. Diğer taraftan Shoko, eski günlerini özlemektedir. Gizemli bir taş ikisinin de dileğini gerçekleştirir. Shoko bir çocuk, Kurada bir yetişkin olur.
avatar
dek_ort

Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 32
Nerden : Kocaeli
Kayıt tarihi : 25/01/09

Kullanıcı profilini gör http://ofori.wordpress.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Asatte no Houkou ( A Direction of the Day After Tomorrow)

Mesaj tarafından dek_ort Bir Paz Ocak 25, 2009 7:27 pm

Anime tanıtımlarına kaldığım yerden devam ediyorum.Gerçi böyle bir amacım yoktu ama dün bir anda yeni bir seriye başlamış buldum kendimi.” Asatte no Houkou” 12 bölümlük bir anime; sessiz sedasız ilerleyen; arada izlerken duyduğumuz cır cır böceğinin yazın bulantıcı sıcaklığını hissettiren; farklı bir hikayeye sahip olsa da, belli bir süre sonra dinginlikten kurtulamayan bir anime aslında.Şu an kendimi takdir ettim; zira nasıl bir tanımlama yaptığımı ben bile anlayabilmiş değilim henüz..

Daha fazla kafa karışıklığı yaratmadan konusundan bahsedersem daha sağlıklı olacak gibi. Karada adında, 12 yaşında, orta okula giden şirin bir kızımız görünüyor ilk sahnede.Yaş 12 olmasına rağmen kızımız biraz minyon kalmış; abisinin diz seviyesine gelecek kadar boyu var.Bu kızımız anne ve babasını bir kazada kaybettiği için; şimdi eczacılık yapan ve onunla ilgilenen 28 yaşında ki abisiyle birlikte yaşamakta.Ki asıl sorun buradan çıkmakta; zira kızımız ailesinin ölüme kadar abisini görmemiş, çünkü abisi o sıralarda yurt dışında okuyup, orada çalışmaktadır.Ancak anne ve babanın ölümünden sonra; abi Amerika’da ki sevgilisini tek bir mektupla terk ederek; “ilgilenmem gereken bir kız kardeşim var” bile demeden terk etmiş ve bir daha da geri dönmemiştir..

Karada ise, abisinin bu mazisini bilmeden; kendi dertleriyle boğuşmaktadır.Abisine yük olduğunu düşündüğü için elinden gelen her şeyi yapmakta; hatta o küçük boyuyla sabahın kör vaktinde kalkıp, tezgaha ulaşmak için kullandığı küçük sandalyesine tırmanarak şahane yemekler yapabilmektedir.Ama ne olursa olsun bir an önce büyümek, bir yetişkin olarak artık abisine yük olmamak; bir yerde abisini ona karşı duyduğu sorumluluktan kurtarmak istemektedir.Anime ilk bölümünde bize bunları anlatırken; yıllar sonra ortaya çıkan abisin eski sevgilisiyle yaşadıkları şehirde tesadüfen de onları karşılaştırır.Karada, bu kızın abisiyle bir mazisi olduğunu bilmeden onu sever ve onu da birlikte gidecekleri pilaj gezisine davet eder.

Anime; aslen bu iki karakter arasında yoğunlaşmaktadır.Karada ve abisinin esi sevgilisi “Shoko”..Bir gece vakti dilek taşının önünde Karada “keşke bir yetişkin olsam” dediğinde, Shoko da onun yanında kendi bile farkına varmadan “keşke çocuk olsam ve her şeyi en başından yaşayabilsem” dileğini diler, ay bütün azameti ile görünür, dilek taşı parlar ve bizler nefesimizi tutmuş ne olacak diye bakarken artık kendisine küçük gelen giysiler içinde Karada; ve kocaman giysiler içinde minicik kalmış Shoko ile karşı karşıya kalırız.Biri istediği gibi bir yetişkin görünümünde, diğeri çocuk bedeninde şok içinde birbirlerine bakarlar.Yetişkin vücudunda bir çocuk ve çocuk vücudunda bir yetişkin; önlerinde uzanan yaza merhaba derler.

Tabi daha sonra, bu durumla yaşamayı öğrenmeleri; diğerlerini ikna etmeleri derken 12 bölüm önümüzde bizi bekler.Genel olarak “iyi” bir anime ama bilmiyorum nedense beni tam olarak doyuramadı.Eksik bir şeyler varmış gibi geldi, çoğu yerde duygularım allak bullak oldu; şaşkınlıktan falan değil, sadece neyi nasıl düşüneceğimi bilemediğim için olan bir durum.Kim kimi seviyor, biz ne izliyoruz, neden bir şeylerin kesin olarak adı konulmuyor diye az düşünmedim değil.Ama yine de bana sunduğu görsellik, yeri geldiğinde hissettirdiği o merak duygusu ve sanki yazın bütün sıcağını soğuk evimin içinde yaşıyormuşum gibi hissettiren o havasıyla izlenmeye değer bir anime olduğunu, yüzsüzlük ederek söyleyebilirim.

Sıkılmadan, rahat bir anime izlemek istiyorsanız; bu sanırım o kategoriye giren animeler içinde yer alabilir..
avatar
dek_ort

Mesaj Sayısı : 224
Yaş : 32
Nerden : Kocaeli
Kayıt tarihi : 25/01/09

Kullanıcı profilini gör http://ofori.wordpress.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz